7 Şubat 2015 Cumartesi

|| BLOGGER || LAÇİN TENEL RÖPORTAJI




Bir blogger/vlogger röportajı ile yine karşınızdayım. Fark ettim de röportajlara ne kadar da çok ara vermişim. İş ve okulu aynı anda götürmeye çalışınca sanırım üçüncü uğraş biraz zor oluyor. Ama ben yine de seviyorum blog yazmayı,röportajlar yayınlamayı. Umarım siz de severek okuyorsunuzdur. Gelen yorumlarınızı çok severek okuyorum,herkese de cevap vermeye çalışıyorum. Zaten yeni yeni duyulmaya ve takip edilmeye başlanmış bir blog olarak bu çoğalan ilgiden de oldukça memnunum ! Allah bozmasın inşallah . :)

Önerilerinizi de hiç kulak ardı etmiyorum. Hatta bir çoğu o kadar iyi fikir olarak geliyor ki kulağıma, instagram hesabımda yeni yeni başladığım röportaj dışı güncel bakım-giyim-kombin vs vs minik yazılarımı yavaş yavaş bloguma da taşımayı düşünüyorum. 

Fikirlerinizi eksik etmeyin efendim!  Hepsi benim için birer altın değerinde. 

Şimdi gelelim post konumuza.

Yazının başında da demiştim bir blogger/vlogger olan Laçin Tenel  ile röportaj gerçekleştirdik.
Röportaj yaptığım diğer insanlar gibi oda sıcaklığını ve samimiliğini benden esirgemedi sağolsun. :)

Laçin Tenel'i aranızda tanımayan yoktur herhalde. Örgü/DIY/Dikiş ve daha niceleri hakkında yazan bir blogger kendisi. Artık biliyorsunuz her yazımda bahsediyorum yoğunluktan buralara fazla gelemediğimi. Ama gelebildiğim zamanlar da mutlaka sitesine uğrayıp "acaba neler yapmış" diye bakındığım özel insanlardan Laçin. Şimdi ben istedim ki biraz daha bilgi sahibi olalım O'nun hakkında. 

Hazır mısınız? :)

E, hadi o zaman alın sıcak kahvenizi/çayınızı gelin hep beraber okuyalım röportajı. 




 Laçin Tenel'i biraz tanıyalım mı?

Boş oturamayan, üretmeden gün geçiremeyen biriyim.


 Blogger olmaya nasıl karar verdiniz? 


2007 yılında o dönem okuduğum bloglardan da esinlenerek kendi yaptıklarımı anlatabileceğim, sergileyebileceğim bir alan olması amacıyla yazmaya başlamıştım. Diy projelerine yavaş yavaş "ne giydim" postları da eklendi ve sekiz senede şimdiki halini aldı.


 Bir mimarsın. Çizim aşkı oradan mı doğdu yoksa mimarlık mı çizim aşkından doğmuştu?


 Sanırım mimarlık çizim aşkından doğmuştu. Benim için önemli olan tasarım yapabilmek. Bu bir bina olur, bir manto olur, bir takı olur veya bir yemek olur. Hepsi benim için üzerinde düşünülüp tasarlanması gereken şeyler. Aldığım mimarlık eğitimi biraz da hayata bu şekilde bakmamı sağladı diyebilirim.


Diktiklerin kadar giydiklerin de beğeniliyor. Model olarak da oldukça başarılısın. :) Belirli bir tarzın yada asla vazgeçmem dediğin markan/markaların var mı? 


Belirli bir tarzım var ama adlandırması güç. Asla giymem dediğim şeyler var, aynı şekilde başkasında çok beğenip kendim kullanamadığım parçalar da. 
Çok kesin markalarım yok ama tabii ki Zara, H&M, Mango, Koton gibi markaları beğeniyorum. Yalnız dikiş bildiğim ve kumaş fiyatlarından da haberdar olduğum için çoğu zaman piyasadaki ürünlerin kalitesine göre fiyatını yüksek buluyorum. O yüzden kolay alışveriş yapamıyorum, çok beğenmem lazım almak için.




Fotoğraf çekimlerinde kombinlerin kadar merak konusu. Bir çekenin var mı yoksa "kendi işimi kendim görürüm" diyenlerden misin?


Hafta sonları eşimi yakalayınca onunla çekim yapıyoruz ama onun dışındakiler kendi kendime çektiklerim genelde. Yaşasın zamanlayıcı ve kumanda :)


Mimarlığı özlüyor musun? 


Mimarlığı seviyorum ama çalışma şartları maalesef çok yıpratıcı. Biraz kafama uyan bir iş bulursam yine mimarlık yapmak istiyorum.


Anne olunca önceliklerinde mutlaka değişmiştir ama "kesinlikle değişmedi" diyebileceğin bir şey var mı? 


Öncelikler tabii ki değişiyor ama çocuğu kendi yaşamına uydurunca hayat çok da fazla değişmiyor. Yine istediğim yere kızımla gidebiliyorum, beraber her şeyi yapabiliyoruz. Gerçi artık dört yaşında olduğu için çok daha kolay ama ben doğumdan iki ay sonra da istediğim yere götürdüm. Bizim için bir engel değildi. 





 Bir blog sitesinde yazmaya başladın. Peki ne oldu da kendi alan adını alıp işi büyütmeye karar verdin? 

 Açıkçası öyle bir şey olmadı. :) Bana kendi alan adım daha doğru geldi o zaman o yönde de devam ettim. Ama şu an kendi ad-soyadımdan oluşan bir alan adı alır mıydım bilmiyorum.



 Kendi siteni kurmanın ve yönetmenin sana avantajları ve dezavantajları oldu mu?


Bir önceki cevabımın açılımı oldu aslında bu soru. Ad-soyad dan oluşan alan adım evet tanınmak için güzel, sokakta bir sürü insanla karşılaşıyorum bu şekilde. Beni takip edip adımı da bildikleri için tanımak daha kolay oluyor onlar için. Bu avantajı. 
Ama dezavantajı da var. O da iş hayatında da aynı şekilde sizi blogdan tanıyan insanlarla karşılaşabiliyorsunuz ve iş yaşamında insanın işten farklı bir hobi-işi olabileceğine insanlar pek alışık değil. Farklı algılanabiliyor.


Beğenerek takip ettiğin bloglar var mı? İsim alabilir miyiz? 


Çok var, blog listeme ve instagram da takip ettiklerime bakabilirsiniz :)



Yakın zamanda gerçekleştirmek istediğin bir proje veya anlaşma var mı? 

Şu an için yok.


Yeni bloggerlara başarılarına ve tecrübelerine dayanarak birkaç tavsiye verebilir misin?

Verebileceğim tek tavsiye henüz hiçbir şey yapmadan "spam yorum" tarzında "blogumu takip edin, beklerim" gibi şeyler yazmasınlar. Evet artık binlerce blog var ve aralarından sıyrılmak zor ama emin olun güzel şeyler yaparsanız ve biraz farklıysanız mutlaka fark edilirsiniz. Önce gerçekten blogunuzla ilgilenin, araştırın, fotoğrafların daha iyi olması için uğraşın mesela.





-- Gelelim bloggerlara özel köşemize --

-En sevdiğin şehir? 
İstanbul

- En çok sevdiğin yemek? 
Kıymalı pide

- Olmazsa olmaz dediğin bir şey? 
Küpe

- Asla giymem dediğin bir kıyafet?
 Çok mini, çok dekolte veya çok dar kıyafetler olabilir.

- En rahat hissettiğin mekân? 
Evimin Salonu

- Sinirlendiğinde/sıkıldığında yaptığın şey? 
Örgü ve Dikiş

- En sevdiğin renk? 
Pempe

- En favori günün? 

Pazar

------


Laçin Tenel'e Teşekkürler :) 

********************************************************************

Umarım Keyifle okumuşsunuzdur. :)
Mutlu hafta sonları..

Gülnaz Aksu



18 Ocak 2015 Pazar

ÇEKİLİŞ : DAN BROWN 'dan MELEKLER ve ŞEYTANLAR Kitabı ve Kahve Kupası



Yeni bir seneden... Yeni bir posttan mer-ha-ba. :)

Bu postun konusu bir röportaj veya bir medya unsuru değil. Bir çekiliş. ;)

Boş zamanının hemen hemen her anını kitap okuyarak geçiren biri olarak çok merak ederek aldığım bir kitabı ne yazık ki okuyamadım. :(
Ya hevesimin başka kitaplara kaymasından ya da cesaretsizlikten. Bilmiyorum. :)




Cesaretsizlik : Bu kitap hakkında çok fazla merak uyandıran yazılar,yorumlar okudum fakat bir o kadar da okuyanların "okunması için cesaret gerekli" dediği yazılar okudum.

Ben de dedim ki "madem ben okumuyorum neden başkaları okumasın ?"

Hem 17 Ocak doğum günüm şerefine hem de gün geçtikçe blogumun daha fazla ilgi görmesinin şerefine ben de bir çekiliş yapmak istedim. Meraklısına...




Çekilişte sizlere DAN BROWN'dan MELEKLER ve ŞEYTANLAR kitabını ve yanında sıcak kahvenizi,çayınızı yudumlayabileceğiniz  bu kupayı hediye etmek istiyorum.
Yanında minik bir iki sürpriz ile...  :)

Kitap konusunu merask edenler için;

Harvard Üniversitesi Simgebilim Profesörü Robert Langdon efsanevi gizli örgüt Illuminati'nin -Galileo zamanından beri Katolik Kilisesi'nin bağnaz inançlarını lanetleyerek bilimin yararlarını yücelten- hala faaliyette olup cinayetler işlediğini öğrenince şok geçirir. Parlak bir fizikçi olan Leonarda Vetra cinayete kurban gitmiştir. Tek gözü oyulmuş ve göğsü örgütün sembolüyle dağlanmıştır. Bilim adamının son buluşu güçlü ve çok tehlikeli enerji kaynağı karşımadde çalınmış ve yeni Papa seçiminin gerçekleşeceği gün Vatikan Şehri'nin altına saklanmıştır. Langdon, Vetra'nın meslektaşı ve aynı zamanda kızı olan Vittoria ile medeniyeti yok olmaktan kurtarmak amacıyla Roma sokaklarında, kiliselerde ve katakomplarda soluk soluğa koşuşturarak 400 yıllık izi sürerek Illuminati'nin izini bulmaya çalışırlar. 


Brown bu romanda tıpkı bir hokkobaz gibi havaya yüzlerce top fırlatıp hiçbirini yere düşürmeden okuyucuyu inanılmaz bir gerileme sürüklüyor.


*****

Eğer siz bu kitabın ve kupanın sahibi olmak istiyorsanız;

- Blogumu takip edin,
- Çekiliş'i blogunuzda veya herhangi bir sosyal medyanızda duyurun,
- Duyuru linkiniz ile beraber bu postun altına yorum atın. :)

SON KATILIM: 18 ŞUBAT

İşte hepsi bu. Herkese bol şans.

Beğenisi ve katılımı bol bir çekiliş olması dileğiyle...


Not: Çekiliş aynı zamanda Instagram hesabımdan da duyurulacak ve iki katılım listesinden oluşan bir çekiliş yapılacaktır. İsterseniz ordan da katılabilir şansınızı ikiye katlayabilirsiniz. :) 



Gülnaz Aksu