30 Mart 2023 Perşembe

Bitget’ten Türkiye’ye Özel Süper Hediyeler

Bitget’ten Türkiye’ye Özel Süper Hediyeler

Dünyanın lider kripto borsası Bitget, Türkiye kullanıcıları için Ramazan’a özel kampanyasını duyurdu. Hem yeni, hem de eski kullanıcılara yönelik olan bu kampanya ile Bitget, kullanıcılarına 75 bin dolar değerinde ödül havuzu, 1 adet Macbook Pro ve bir adet iPhone 14 hediye edecek.

 

Ramazan Hep Birlikte Paylaştıkça Güzel

Bitget Türk kullanıcılarınu mutlu etmeye devam ediyor. Bitget’in geleneksellmiş Ramazan Hep Birlikte Paylaştıkça Güzel kampanyası bu sene de büyük hediyelerle tekrar ediyor.

Bitget’in Türkiye kullanıcıları için Ramazan’a özel kampanyasında hem yeni, hem de eski kullanıcılar büyük ödülleri kazanabiliyor. İşte ödül detayları.

 

75.000$ Değerinde Mega Ödül Havuzu

Kampanya sayfasından kampanyaya katılarak görevleri yerine getiren kullanıcılar toplam 75 bin dolar değerindeki ödül havuzundan pay kazanma şansı elde edecekler.

Macbook Pro

Şanslı Kullanıcı Ödülü şartlarını tamamlayan şanslı Bitget kullanıcısı Macbook Pro kazanacak.

iPhone 14

Şanslı Kullanıcı Ödülü şartlarını tamamlayan şanslı Bitget kullanıcısı Macbook Pro kazanacak.

23 Mart’ta başlayan kampanyaya, 6 Nisan 2023’te sona erecek.

Kampanyata katılmak için buraya tıklayın.

Bitget’in Türkiye’deki tüm listeleme ve kampanyalarından haberdar olmak için Bitget Türkiye Topluluğuna buraya tıklayarak katılabilirsiniz.

 

Bitget Hakkında

2018 yılında kurulan Bitget, temel özellikleri olarak yenilikçi ürünler ve sosyal işlem hizmetleri ile dünyanın lider ilk beş kripto para borsası arasındadır ve şu anda dünya çapında 100’den fazla ülkede 8 milyondan fazla kullanıcıya hizmet vermektedir.

Borsa, kullanıcılara tek noktadan ve güvenli işlem çözümleri sağlamayı taahhüt ediyor ve Arjantinli efsanevi futbolcu Lionel Messi, İtalyan lider futbol takımı Juventus, PGL Major’ın resmi espor kripto partneri ve lider espor organizasyonu Team Spirit dahil olmak üzere güvenilir partnerle işbirlikleri yaparak kripto kullanımını artırmayı hedefliyor.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

29 Eylül 2020 Salı

Neden Ambalajlı Süt?

 

Çocukluğumda en sevdiğim şeylerden biri de  ben okuldan geldikten sonra yemeğimi yerken kapının çalması, sütçünün gelmesi ve annemin tencerelere doldurttuğu sütü kaynatmasıydı.  Niye derseniz, mis gibi tazecik sütü kaynadıktan sonra ılıtıp lıkır lıkır içmeyi çok severdim. Her ne kadar kaymağını ayırsam da o kaymak sonra birikir, kahvaltıda balla kavuşur, ekmeğime konardı. 

 

Sonra aradan yıllar geçti. Ben büyüdüm. Haliyle biraz azalttım süt içmeyi. Ama yine de hiç vazgeçmedim süt sevgimden. 

Eskisi gibi sütçü gelmiyor kapıya ama her yerde açıkta satılan süt görmeye başladım.  Neredeyse her köşe başında açık süt bidonları var. Her ne kadar kaynamış sütü bardağa koyup ılıttıktan sonra içmeyi özlesem de açıkçası ben açık süt almıyorum. Çünkü güvenemiyorum. Sizde de öyle mi? 

Açık sütlerin nereden geldiğini tam bilmiyorum. Bunca virüs, bakteri, mikrop ortalıkta dolaşırken ben bu sütleri güvenip alamıyorum. Bu konuda biraz araştırma da yaptım. Açık süt hakkında öğrendiklerim bu konudaki şüphelerimi haklı çıkardı. 

 

Öncelikle en şaşırdığım nokta şuydu; açık süt aldığımızda evde kaynatırken besin değerinde ve vitaminlerinde ciddi kayba neden oluyoruz. Zaten çocuklar ve yaşlılar sütü özellikle besin değeri için tüketiyor. Onu  da neden kaybedelim ki?  Ayrıca ambalajlı UHT ve pastörize sütler kontrollü bir şekilde ısıl işlemden geçtiği için besin değerini korurken, insan sağlığına zararlı mikrop ve bakterilerden arındırılıyor. Ama açık sütler denetlenmediği için bu sağlık riski hep var. Çok ürkütücü!

 

Bir de “ısıl işlem” kulağıma biraz garip gelmişti ki onu da araştırdım. Isıl işlem dediğimiz şey zaten tüm dünyada insan sağlığına zarar verme potansiyeli yüksek mikroorganizmaların sütten uzaklaştırılması amacıyla uygulanan bir teknolojik yöntem. Bu yöntem esnasında sütlere katkı maddesi de eklenmiyor. Ayrıca Isıl İşlem Görmüş İçme Sütleri Tebliği diye bir tebliğ var ve sütler bu tebliğe uygun olarak ısıl işlemden geçiriliyor. Tabii bir de işin teknolojik boyutu var. Isıl işlem olarak kullanılan pastörizasyon ve UHT teknolojileri, tüm dünyada kullanılan, sağlık otoriteleri tarafından da kabul edilmiş en ileri teknolojiler. Teknolojiye güvenmenin ve kendi faydamıza kullanmanın güzel bir örneği yani süt meselesi.

Ben bu nedenlerle ambalajlı sütleri tercih ediyorum anlayacağınız. Zaten açık süte en başında soru işaretiyle yaklaşırken, şimdi bu araştırmalarımla tamamen uzaklaştım, ambalajlı pastörize ve UHT sütlere güvendim. Eğer hala soru işaretleriniz varsa lütfen konuyu burada bırakmayın ve siz de biraz araştırın. 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

2 Aralık 2017 Cumartesi

Saklama Rehberi

                                          
Besinlerin kullanım ömrünü nasıl uzatabileceğinizi biliyor musunuz? Peki ya onları ne kadar uzun bir süre boyunca saklayabileceğinizi? Eğer siz de benim gibiyseniz, birkaç temel gıda dışındaki hiçbir besin için net bir fikriniz olmadığına eminim. En basitinden, sizce elma ne kadar bir süre saklanabilir? Lezzetini, sertliğini ve tazeliğini yitirmemesi için ne yapmak gerekir? Oturup her besin maddesi için internette araştırma yapmanıza gerek yok: http://saklamarehberi.com, tüm bu bilgilere tek bir kaynaktan ulaşmanızı sağlıyor.

Türkiye’nin ilk ve en büyük derin dondurucu üreticisi olan Uğur Soğutma tarafından hazırlanan (ve tamamen ücretsiz şekilde kullanılabilen) sitede; hamur işleri, süt ürünleri, meyveler, sebzeler ve et ürünleri ile ilgili merak ettiğiniz her bilgi yer alıyor. İlk olarak, tüm bu besinlerin ideal kullanım sürelerinin ne olduğunu, daha sonra da bu kullanım süresini nasıl uzatabileceğinizi öğreniyorsunuz. Tahmin edebileceğiniz gibi, derin dondurucu kullanmak tüm gıda maddelerin daha uzun süre dayanmasını sağlıyor. Ancak, örneğin karidesi derin dondurucuda saklayabilir misiniz? Peki ya yazın aldığınız, lezzetli ve sulu bir karpuzu derin dondurucuya koyup, kışın yiyebilir misiniz? Tüm bu soruların ve çok daha fazlasının cevaplarını Saklama Rehberi web sitesinde kolayca bulabiliyorsunuz. Hepsi bu kadar değil: Sitenin “Alternatif Bilgiler” bölümünde, evde kolayca hazırlayabileceğiniz birbirinden lezzetli tarifler yer alıyor. Evde nasıl mocha yapabileceğimi, meyvelerin kararmasını nasıl önleyebileceğimi, hatta unsuz kekin nasıl yapılacağını bile öğrendim. Laf aramızda, kot pantolonların derin dondurucuda temizlenebileceğinin de haberdar oldum! (Kotu fırçaladıktan sonra bir poşete koyup derin dondurucuda 1 gün boyunca bekletiyorsunuz.  Şaşırtıcı, değil mi?)

Türkiye’nin ilk gıda saklama rehberi olan http://saklamarehberi.com, beni şaşırtacak ölçüde bir içeriğe sahip ve her birini okumaktan büyük keyif aldım. Eğer sizin de bir derin dondurucunuz varsa, bu siteyi muhakkak ziyaret etmelisiniz. Derin dondurucunuz yoksa bile gıdaları nasıl daha sağlıklı tüketebileceğinizi, ne kadar uzun bir süre boyunca saklayabileceğinizi ve basit, pratik, lezzetli tarifler ile ipuçlarını Saklama Rehberi web sitesinden öğrenebilirsiniz.
Bir boomads advertorial içeriğidir.

4 Aralık 2016 Pazar

TIRNAK BAKIMI || VASELİNE COCOA GLOW YORUMU



Merhabalar… :)

Size biraz evde bakımdan bahsetmek istiyorum. Her kadın bakım sever ama kimisi kuaförlerde vakit harcamak  bakım merkezlerinde zaman geçirmek istemez. Açıkçası  oralar külfetli de olabiliyor. Herkesin gidip her zaman vakit geçireceği paralar dökebileceği gibi uygunda olmuyor. Bakım işine girdiniz mi devamı muhakkak geliyor çünkü.  :)

Bende size bakım işini tamamen değil ama en azından bi kısmını (işinizi kolaylaştıracak kadarını diyelim) evde yapabilmeniz için bunu anlatacağım.
Aslında anlatmak da değil bir püf noktası sunacağım.Bir ürün ile tırnak kenarlarındaki ölü derilerden nasıl kurtuldum onu paylaşacağım.
Öncelikle şunu belirmek istiyorum. Ben hem karma hem yağlı bir cilde sahibim. Genel olarak yağlı diyebileceğimiz bir tip aslen. Ama ellerim o kadar kuru ki kullandığım hiçbir krem bu kuruluğu geçirmedi.
Bende kaşlarım için kullanmaya başladığım kremi ( bunu da bir ara anlatacağım ) ellerimde de kullanmaya karar verdim. Belki işe yarar diye.
Ve tabiî ki öyle oldu. Tam olarak olmasa bile gözle görülür bir değişim oldu.



[Tırnaklarımın iç kısımlarında siyah kısımlar var. Onlar kesinlikle kir değil. Tırnaklarım her zaman öyle. Onlar içinde bir çare arıyorum ama bulamıyorum. Alkali su ile yıkıyorum ama etkisi en fazla 2 gün sürüyor sonra yine durum aynı. :( Bunun için bir öneriniz varsa alırım bi dal :) ]

Ürünün adı Vaseline. Tabiki de duymuşsunuzdur.Vaseline cocoa glow özlü.



Ürün bize yumuşak ve ışıltılı bir cilt vaad ediyor. Saf kakao yağı özlü. Kokusu muazzam. Beni benden alıyor diyebilirim. :) Zaten bir çikolata kokusu kimi mest etmez kızlar? Sorarım size. :)
Gerçekten ürün vaadini yerine getiriyor. Işıltılı ve yumuşak bir cildin yanı sıra aynı anda fresh,ferah bir canlılık kazandırıyor. +point tabiki :)

Peki nasıl kullandım?
Her gece yatarken ellerime bol bol bu kremi sürdüm. Önce olağan şekilde ellerime bu kremi uyguluyorum. Sonra ellerimin kuruluğu sebebiyle 10 dakika içinde ellerim bu kremi emiyor kupkuru ellere sahip oluyorum yeniden. Yine kremi sürüyorum bu sefer ellerime kremi yedirdikten sonra tırnak diplerine tekrar sürüp bu sefer masaj yapar gibi kenarlarına yediriyorum ama tam olarak yok etmiyorum kremi beyaz beyaz kenarlarda duruyor. Sabaha kadar kendini emdikçe yenilesin diye.
Sonuç iyi oldu. Beklediğim gibiydi. Yukarıdaki kötü görüntüden kurtuldum güzel görüntü yakalamış oldum. Hem de yanında ciddi anlamda ışıltılı,canlı bir görünüme kavuştum.
Sonra cildimin hava alması için bıraktım bu kremi şimdi yine aynı sorun oldu. Tekrar başlayacağım işte şimdi bakalım kısmet. :)



[ Son halini gururla sunarım :) ]

Artı olarak tırnaklarımın üzeri sanki ezilmiş gibi çizik çizik oluyor ben bir çözüm bulamadım eğer sizin bunun için bir öneriniz varsa, yazım hakkında yorum yapmak için her hangi bir konuda bana yazmak ulaşmak için buradan yorum yapabileceğiniz gibi instagramdan @gulnazaksu hesabından da ulaşabilirsiniz.

Ayrıca instagram da fotoğraflarımın altında kendi kalemimden notlarda bulabilirsiniz..


Sevgiyle. Görüşmek üzere :)

28 Kasım 2016 Pazartesi

NEUTROGENA DEEP CLEAN CANLANDIRICI YÜZ TEMİZLEME JELİ



Merhabalar. :)

Ne kadar uzun zaman oldu değil mi? Çok şükür gelebildim. Artık aktif olmayı da epey bir kafaya koydum diyebilirim. :)

Sınavlar, iş değişikliği,alışma çabaları,yeni bir ortam derken üstüne bir de tesettür kararı alınca buralardan uzak kalmak farz olmuştu.
Neyse ki artık yavaş yavaş yoluna sokmaya başlıyorum kafamdaki dağınıklığı.

Şimdi gelelim konumuza. Başlıktan da anlayacağınız gibi denediğim bir ürünle geri dönmek istedim. Birkaç aydır kullandığım bir ürün aslında kendisi. Hala daha kullanıyorum.



Neutrogena markasının kullandığım bütün ürünlerini seviyorum aslında. Genelde de kremlerini kullanıyorum. El kremleri kış mevsiminde kesinlikle vazgeçilmezim.

Ben kendisiyle ilk olarak ablam sayesinde tanıştım. Aldığı bir kozmetik ürünü yanında promosyon olarak verilmişti.

Jelin bize sundukları cildi kurutmadan derinlemesine temizlik sağlamak. Özellikle makyajdan ve makyajı temizledikten sonra yüzde bıraktığı kalıntılardan arındırmak. Ayrıca naneli formülü ile ferahlık sağlamak.
Özellikle şunu söylemeliyim ki naneli formülü ile yüze verdiği ferahlık çok güzel. Kendinizi ister istemez daha fresh hissediyorsunuz.
Yalnız bu naneli formül göz çevrenize sürmediğiniz halde gözlerinizi yakacak kadar yoğun bir formül. Ben yıkadıktan sonra ara ara gidip yüzümü yine yıkamak zorunda kalıyorum çünkü yakma hissi dediğim gibi yoğun hissediliyor.



Kullananlar arasında ürünün kuruluk yaptığını söyleyenler var ama bende böyle bir şey olmadı. Zaten yağlı bir cilt tipine sahip olduğum için kuruluk yaptıysa da bu beni rahatsız etmedi belki de bu yüzden fark etmedim.
Üzerinde tüm cilt tipleri için yazıyor ama bu kuruluk meselesinden dolayı sanırım karma ve yağlı cilt tipleri için daha uygun. Kuru ciltler için ayrı bir jeli var mı bir fikrim yok maalesef.

Ben hala ürünü severek ve bol bol kullanıyorum. Böyle bir şey arayanlara da tavsiye ediyorum.


Sonuç olarak;
Eğer karma ve yağlı bir cilde sahipseniz, nanenin o fresh, o taze hissini ve kokusunu seviyorsanız denemenizi tavsiye ederim.



Eğer siz de kullanıyorsanız iyi veya kötü deneyimlerinizi bana yorum olarak bırakabileceğiniz gibi instagramdan @gulnazaksu hesabından da yazabilirsiniz.


Bir başka postta görüşmek üzere..

Hoşçakalın. :)

5 Nisan 2016 Salı

İpana Luxe Perfection Beyazlatıcı Diş Macunu yorumlarım


Doğru makyaj, dolgun kirpikler, bakımlı bir cilt, hacimli saçlar… En önemlisi de beyaz dişlerle sağlıklı, güzel bir gülümseme! Bu yüzden diş bakımına ve beyaz olmasına oldukça özen gösteriyorum. Sürekli yeni ürünleri deneyimlemeyi de seviyorum. Burada raflarda gözüme çarpan ve Amerika’nın en büyük diş macunu markası olan Crest aslında Procter and Gamble’ın Türkiye’de sunduğu İpana markasıyla tamamen aynı içeriklere sahipmiş. Dünyada ilk defa beyazlatıcı bantları üreten bir marka olduğu için 3 boyutlu Beyazlık ailesi oldukça ilgimi çekti. Son zamanlarda market alışverişine gittiğim her mağazada ve televizyonlarda sıklıkla İpana’nın yeni ürünü olan Perfection’a denk gelince ve özellikle 3 günde %100’e kadar lekesiz iddasını duyunca denemek istedim ve hemen aldım.
İpana’nın en hızlı ve en güçlü beyazlatıcı diş macunu ünvanına sahip bu diş macunu ile deneyimlerimi sizlerle paylaşmak istedim. Diş hekimimin de daha beyaz bir diş için önerdiği İpana 3D White Perfection ile güvenle, bembeyaz gülebiliyorum.
Perfection diş macunu 3 Boyutlu Beyazlık ailesinin en ileri ve etkili beyazlatıcı diş macunu teknolojisini içeriyor. Böylece diş minesine zarar vermeden sadece 3 günde diş yüzeyindeki lekeleri %100’e kadar etkin biçimde çıkarıp ve bembeyaz bir gülümsemeye sahip olmamızı sağlıyor.
Performansına gerçekten çok şaşırdım. Etkisi inanılmaz! İlk kullanımdan itibaren bile diş yüzeyindeki lekeleri çıkarma etkisini farkediyorsunuz. Keskin nane tadıyla ferahlığı sağlıyor, böylece uzun süre ferah bir nefese de sahip oluyorsunuz. Beyazlatma etkisi bu kadar iyiyken diş mineme hiç bir zarar vermediğini bilmek de çok güzel.
Procter and Gamble’ın tüm dünyada pazara sunduğu en gelişmiş beyazlatıcı diş macunu olan 3 Boyutlu Beyazlık Luxe Perfection İpana ile Türkiye’de de raflarda yerini aldı. Denediğinizde bana hak vereceksiniz:) Kullanmadan kesinlikle inanmazdım, deneyince etkisini gördüm ve mükemmel sonuç aldım.
Tam bir bakım sağlamak için aynı ailenin Oral-B 3D White Luxe ağız bakım suyunu da kullanıyorum. O da diş macunu ve fırçasının ulaşamadığı alanlardaki lekeleri bile çıkararak uzun süre, keskin bir ferahlık sağlıyor.
Unutmadan küçük bir not ekleyeyim; P&G ve İpana ürün performansına o kadar güveniyor ki, memnun kalmazsanız paranızın 2 katını iade ediyor. Bu nedenle beyazlatıcı etkisini kendiniz de görün diye bence gerçekten denemeniz gereken bir ürün.
Ürünü satın almak isterseniz tıklayınız!
P.S. Bana bu bilgiler yetmedi, ağız ve diş sağlığı üzerine daha çok şey merak ediyorum diyenleri aşağıdaki siteye alalım.
http://www.agizbakimuzmani.com/
#ipanaperfection  #gülüşünügöster
İçerik Kaynak: http://kokoshgirl.com/
Video Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=B7MDJzarokU

Bir boomads advertorial içeriğidir.

28 Şubat 2016 Pazar

Anında Beyazlık: IPANA PERFECTION

İLK KULLANIMDAN İTİBAREN BEYAZLATAN DİŞ MACUNU, IPANA PERFECTION!

Türk toplumu genel olarak çayı sever derler ama ben kahveciyim. Sanırım bu alışkanlık bana Amerika’da okula gittiğim dönemlerden yadigar…  Keşke oradan bana kalan kahve değil de, günde iki kez spor yapıyor olma alışkanlığım olsaydı… Ama hep zararlı şeyler keyif verir ya insana, bendeki de o hesap. Güne bir bardak sade neskafe içmeden kesinlikle başlayamıyorum ve en az 5-6 bardak nescafe, 2 fincan da Türk kahvesi içerek günümü tamamlıyorum. Akşama doğru hafif bir kalp çarpıntısı ve lekelenmiş dişlerden nasibimi alıyorum. Bu gidişata bir son vermem lazım biliyorum, en azından sağlığım için… Ama dişlerime gerçekten harika beyazlık sağlayan, lekelerden eser bırakmayan bir çözüm buldum. Yıllardır bu konuda inanın çok diş macunu denedim, bir çoğunun hiç ama hiç faydasını görmedim.. Fakat bu ürün bambaşka.

Son günlerde market alışverişine gittiğim her mağazada ve televizyonlarda sıklıkla İpana’nın yeni ürünü Perfection’a denk geliyordum. Biliyorsunuz ben de dişlerimin beyazlığına ve mükemmelliğine çok özen gösteririm ve bunun için sürekli yeni ürünleri deniyorum. Her yerde bu kadar görünce ve 3 günde %100’e kadar lekesiz iddiasını duyunca, bir de üzerine diş hekimim bu ürünü kullanmamı önerince hemen aldım. Performansına gerçekten şok oldum, ilk kullanımdan itibaren diş yüzeyindeki lekeleri çıkarma etkisini fark ediyorsunuz.

Beyaz bir gülümseme de aslında sahip olunması gereken en önemli özellik benim için. Yeni İpana Perfection Mucize gibi. Kullanmadan kesinlikle inanmazdım, deneyince etkisini gördüm ve mükemmel sonuç aldım. Üstelik beyazlatma etkisi bu kadar iyiyken diş minenize hiç bir zarar vermiyor.

Aynı ailenin Oral-B 3D White Luxe ağız bakım suyunu da aldım hemen, o  da diş macunu ve fırçasının ulaşamadığı alanlardaki lekeleri bile çıkararak uzun süre keskin bir ferahlık sağlıyor.

Procter and Gamble’ın dünyada pazara sunduğu en gelişmiş beyazlatıcı diş macunu olan 3 Boyutlu Beyazlık Luxe Perfection İpana, Amerika’da Crest markasıyla pazara sürdüğü ürünün birebir aynısı. Zaten sanırım algı olarak kahve alışkanlığımın oradan kalmış olması ve Crest’in de Amerika’da en çok tercih edilen diş macunu olduğunu biliyor olmam bu ürünü itirazsız tercih etme sebebim oldu.

PERFECTION 3 günde diş yüzeyindeki lekelerin %100’e kadarlık kısmını etkin biçimde çıkarıyor. P&G ve İpana ürün performansına o kadar güveniyor ki, memnun kalmazsanız paranızın tam 2 Katını iade ediyor. Beyaz gülüşlere önem verenler bu ürünü deneyin, pişman olmayacaksınız.

Ürünü satın almak isterseniz tıklayınız!
 

Ağız bakımı ile ilgili detayları öğrenmek isterseniz www.agizbakimuzmani.com linki inceleyin derim. 

#ipanaperfection #gülüşünügöster

İçerik Kaynak: http://www.melinasmom.com/
Video Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=RZ5ymuChrW0

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

13 Aralık 2015 Pazar

“Pantene Altın Kelebek Ödülleri”nde Güzeller Geçidi

Yılın merakla beklenen ödülleri ‘Pantene Altın Kelebek’in kırmızı halıdaki yıldızlar geçidinde, ünlü yıldızlar saçlarıyla, şıklıklarıyla ve güzellikleriyle dikkat çekti.
29 Kasım Pazar akşamı Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi’nde televizyon ve müzik dünyasının en iyilerinin ödüllendirildiği “Pantene Altın Kelebek Ödülleri”nde; birbirinden ünlü isimler ödül töreni öncesinde kırmızı halıda saçlarıyla, güzellikleriyle ve şıklıklarıyla göz kamaştırdı.
Bergüzar Korel ışıltısıyla ve saçlarıyla büyüledi…
Geceye krem rengi şık ve zarif bir tuvaletle katılan Pantene Marka Elçisi Bergüzar Korel, güçlü ve sağlıklı görünen güzel saçlarıyla ışıltısını kırmızı halıya da yansıttı. Bergüzar Korel’in bu özel gece için saçlarını hazırlayan P&G Beauty Saç Stilisti Önder Tiryaki; “Böylesine özel ve görkemli bir gecede Pantene’in Marka Elçisi Bergüzar’ın kıyafet seçimi kadar saçlarının nasıl görüneceği de oldukça önemliydi. Bergüzar’ın saçları oldukça gür ve sağlıklı… Tabii söz konusu böylesine güzel ve sağlıklı görünen Pantene saçı olunca, saçlara şekil vermek de benim için çok keyifliydi. Bergüzar’ın kıyafet seçimine göre saç şekline birlikte karar verdik ve ortaya harika bir sonuç çıktı. Kendisi gibi saçları da ışıldıyor” dedi.
Yıldızları Parladı…
Bu yıl ilk defa belirlenen “Pantene Yıldızı Parlayanlar” kategorisinde; Hande Erçel, Bensu Soral ve Nilay Deniz de güzel ve sağlıklı görünen saçlarıyla ve tarz tuvalet seçimleriyle geceye katıldı. Genç yıldızlar, oyunculuk anlamında böylesine değerli bir ödül almanın da kendileri için büyük bir motivasyon olduğunu söylediler. Hande Erçel ve Bensu Soral toplu kullanmayı tercih ettikleri güçlü saçları ve doğal makyajlarıyla göz kamaştırdı. Ödül gecesi için tercihi beyazdan yana olan Nilay Deniz ise açık bıraktığı güzel ve sağlıklı görünen saçlarıyla dikkat çekti.
Ayrıca Pantene Altın Kelebek özel jürisi tarafından güçlü ve sağlıklı görünen saçlarına göre seçilen 15 şanslı okur, geceye yıldızlar kadar özel hazırlanma ve sevdiği sanatçılara sahnede ödül verme şansını yakaladı. 15 şanslı genç kızı ödül gecesine hazırlayan P&G Beauty Saç Stilisti Önder Tiryaki, “Böyle bir geceye hazır olmak için öncelikle sağlıklı görünen, güçlü ve parlak saçlara sahip olmanız gerekiyor” dedi. Ünlü saç stilisti, her şampuandan sonra Pantene saç bakım kreminin kullanılmasının önemini vurguladı: “Daha sağlıklı görünen, daha parlak ve daha güçlü* saçlar için, şampuandan fazlasına ihtiyacınız var! Bunun için önerim, dünyanın 1 numaralı saç bakım kremi** olan Pantene Pro-V Saç Bakım Kremleri. Etkili Pantene Pro-V formülüne sahip olan ve her saç tipine uygun varyantları bulunan Pantene Saç Bakım Kremleri, her şampuandan sonra kullanıldığında saçların sağlıklı görünen en güzel halini ortaya çıkarmaya yardımcı oluyor.” Tiryaki, Pantene şampuan ve saç bakım kremiyle birlikte, Pantene Saç Bakım Yağ’larının düzenli kullanımını tavsiye ediyor: “Harika bir ürün! Ben uzun zamandır bu işi yapıyorum, böyle bir ürünle ilk defa karşılaştım. Çevremde önerdiğim herkes de bayılıyor. Çünkü normalde kadınlar çoğunlukla saçlarını ağırlaştırdığından şikayet ederek yağları kullanmayı reddediyor; fakat Pantene Saç Bakım Yağları ile böyle bir sorunla karşılaşmak söz konusu bile değil. Ürün saçlarınızın bakımını yapıp saçı şekillendirmeden kaynaklanan yıpranmaya karşı korurken, yağlı bir his bırakmıyor.”
15 şanslı genç kızın kırmızı halıdaki saç stillerini belirleyen Önder Tiryaki “Genç kızlar kırmızı halıda kesinlikle doğal ve abartıdan uzak olmalı, kendilerine yakışanı yapmalılar. Kırmızı halıya en çok yakışan görünüm herkesin yaptığı değil, senin en güzel halindir” dedi.
 *Şekillendirmeden kaynaklanan yıpranmalara karşı güç, şampuan+saç bakım kremi kullanımında
**P&G Hesaplaması, Ağustos’14-Temmuz’15 Nielsen satış bilgisine göre 


Bir boomads advertorial içeriğidir.

5 Eylül 2015 Cumartesi

|| YAZAR || EYLÜL SANCAKTAR RÖPORTAJI



Merhaba...
Bugün ki röportaj konuğum son dönemlerde ilginin yoğun olduğu elektronik kitap dünyası wattpad den çıkan çok konuşulan kitabın her bir kelimesini dantel gibi ruhumuza işleyen yazar Eylül Sancaktar...
İyi okumalar...

Eylül Sancaktar’ı  senin de izin verdiğince tanıyabilir miyiz?
İnsanın kendini anlatması pek kolay değil gerçekten :) Kısa ve öz bir anlatımda bulunayım, 33 yaşında, evli, çocuklu bir kadınım. Çalışıyorum, bunun dışında zaman buldukça yazıyorum.
Wattpad te mahlasla yazıyorsun. Hatta kitap çıkarmadan önce daha çok mahlasınla tanınıyordun. Bunun nedenini öğrenebilir miyiz?
Mahlasla yazma sebebimle ilgili birçok soru alıyorum ama bilindiği üzere bunu ilk defa yapan kişi ben değilim. Benim kendimce böyle bir karar alma sebebim, mesleki kimliğim ve yazarlık (yazar adaylığı) kimliğimi birbirinden ayrı tutma isteğim.
            Peki beasloove adının nereden geldiğinin sorsam?
Beasloove adı benim, oğlumun, eşimin ve soyadımızın baş harflerinden + loove oluşan bir isim :)
     Wattpad ile tanışman nasıl oldu? İlk yazma hikayeni bizimle paylaşır mısın?
Wattpad’le tanışmam tamamen tesadüfen oldu. Google’da elektronik kitaplara göz atarken, Wattpad’de yayınlanmış bir hikayeye denk geldim. Bu hikayeyi okuduktan sonra yavaş yavaş, “Yaa bu Wattpad de neymiş böyle,” diyerek incelemeye ve bu esnada da bazı hikayeleri okumaya başladım. Bu tanışmadan  4-5 ay sonra ilk hikayem olan “Aşkın Dayanılmaz Çekiciliği” ni yayınlamaya başladım. Sonrasında ise “Eros’un Okları” geldi.
     Hikayeleriniz okuru kendine bağlayan cinsten. Aslında sık sık işlenen konular ama tuhaf bir şekilde çekici tarafları var. Bunu neye bağlıyorsun?
Bu soruyu okurlarımdan gelen yorumlara dayanarak cevaplayabilirim galiba. Okuyucular karakterlerin duygularını iyi yansıttığımı, karakterlerle çok rahat empati yapabildiklerini, olayları birebir yaşıyormuş gibi olduklarını ifade ediyorlar genellikle.
    Defne ve Noyan’ın hikayesi inanılmaz aşk ve arzu doluydu. Bir o kadar da tutkulu… Eros’un Okları’nın kitap olma sürecini biraz anlatır mısın?
Eros’un Okları’na başlarken kitap olması gibi bir düşüncem yoktu. İlk hikayem için zaten birçok teklif almıştım ama basılmasını istememiştim. Eros’un Okları devam ederken hem ilk hikayem hem de hali hazırda süren bu hikayem için teklifler gelmeye devam etti ama bilmediğim bir dünyaya adım atmak bana korkutucu geliyordu. Bu düşünceye alışmam bir seneyi aşkın bir zaman aldı, tabi bu esnada elimden geldiğince bilgi edinmeye çalıştım. Şu anda çalıştığım yayınevim benimle irtibata geçtikten sonra bu süreç bambaşka bir boyut aldı ve sonuç olarak Eros’un Okları kitap oldu.
         Wattpad de yazmak sana ve hayatına neler kattı?
Bana kattığı en önemli şey insan oldu. Hiç tanımadığım, görmediğim birbirinden değerli insanlarla bir şeyler paylaşabilmek, bu güzel insanların yanınızda olması, yaptığınız işi tüm içtenlikleriyle sahiplenmeleri… Bunların olabileceğini hiç tahmin etmezdim ama olabiliyormuş. Buna ilaveten yazarak rahatladığımı, deşarj olduğumu keşfettim. Bu da benim kendime dair içsel bir keşfim oldu galiba.
         Wattpad de şimdi Eros’un Okları 2 kitabını yazıyorsun. İlk kitapla bağlantılı olduğunu belirtmişsin. Hikaye Defne ve Noyan üzerinden mi devam ediyor yoksa sevip sarmalayacağımız yeni karakterler mi var?
Tabi ki başta Defne ve Noyan olmak üzere diğer karakterlerin de hikayeleri devam edecek. Bu ikinci kısımda Metin karakteri daha yoğun olarak yer alacak, belki yepyeni karakterler de ekleyebilirim, şimdiden kesin şeyler söyleyemiyorum. Çünkü temel kurgu aklımda olsa da, yazarken bambaşka şeyler olabiliyor.
  Hikayelerinde +18 sahneleri oldukça çok ve şehvetli. Hikayenin gidişatında gerektiği için mi bu kadar cesur bir kalemin var yoksa yazmayı sevdiğin için mi?
Hikayelerimde yer alan cinsel içerikli sahnelerin çok ve şehvetli olduğuna dair okuyucularımdan herhangi bir dönüt almadım, fakat benim hikayelerim genel olarak yoğun bir aşk ve tutku içeriyor, dolayısıyla gidişata göre her şey şekilleniyor. Hikayelerimde her türlü sahneyi severek ve hakkını vererek yazmaya çalıştığımı söyleyebilirim, fakat cinsellik içeren sahneleri yazmak gerçekten kolay değil. Çok ince bir çizgide yürüyorsunuz ve farkında olmadan okuyucuyu rahatsız edebilirsiniz.
 Gündeminde ileri de gelecek olan başka kitap projeleri var mı?
Şu an için Eros’un Okları’nın ikinci kısmını yazmaya çalışıyorum. Sonrasında başka projelerin de olmasını umut ediyorum, her şeyi zaman ve tabi ki yoğunluk düzeyim belirleyecek.
Wattpad den tanınan diğer bir başarılı yazar Merve Akıncı ile yakın arkadaşsınız. Bu dostluk wattpad e mi dayanıyor yoksa öncesi var mı?
Merve’yle Wattpad sayesinde tanıştık ama arkadaşlığımız Wattpad, kitap vb. ortamları çoktan aştı. Merve her şeyden önce ailemizin bir parçası oldu ve kalbimdeki yeri epey sağlam. Umarım bu güzel dostluğumuz ilelebet devam eder.
 Biraz da senden bahsedelim mi? Yazmak dışında nelerden hoşlanırsın?        
Yepyeni şehirleri, ülkeleri gezmeyi çok seviyorum. Doğayla iç içe olmayı, sevdiğim müziklerle, kitaplarla haşır neşir olmayı, sevdiğim insanlara yemek yapmayı ve tabi ki yepyeni lezzetler keşfetmeyi, favori sözlük sitelerimde gezinmeyi, mizah dergileri okumayı, dostlarımla çene çalmayı, ailemle beyin yakan felsefi sohbetler yapmayı gerçekten seviyorum :)
 Kısa dönemde veya uzun döneme yayarak gerçekleştirmek istediğin projelerin var mı?
İstatistik-Analiz işlerimi online yürütebileceğim bir web sitesi kurmak planlarım arasında. Bunun yanı sıra kendi Wattpad’imi yapmak istiyorum :) Korku-gerilim türü başta olmak üzere farklı türlerde hikayeler yazmayı umut ediyorum.
Sen en çok hangi tür kitaplar okumayı seviyorsun?
Okuma alışkanlığım 11-12 yaşlarımdayken aktif olarak başladı. Başta romantik türdeki kitapları çok okurdum, sonrasında korku-gerilim türüne merak saldım. Yaşım ilerledikçe felsefi-siyasi-tarihi kitaplar ilgimi çekmeye başladı. Bir sene boyunca aktif olarak bir tiyatro grubunda yer aldım, o zamanlar da çılgınlar gibi tiyatro oyunları okudum ve çok sevdim. Yüksek lisansımı yaparken psikoloji alanındaki kitaplarla ilgilendim. Kısaca bu yaşıma gelinceye kadar birçok farklı evreden geçtim. Şu anda ağırlıklı olarak tiyatro metinleri, felsefi, ütopik, gerilim, macera kitaplarını okumaktan keyif alıyorum.
Günümüz kitap yazarlarını ve kalitesini nasıl buluyorsun?
Gerçekten çok iyi iş çıkaran kalemlerin olduğunu görüyorum ve bu durumu oldukça umut verici buluyorum.


Kısa kısa Eylül Sancaktar diyelim mi… J


·         Favori rengin? 
        Kırmızı

·         En sevdiğin gün? 
        Cuma

·         Şu sıralar modunu en çok yansıtan şarkı? 
        Sezen Aksu – Ne kavgam bitti ne sevdam

·         En rahat olduğun yer?
        Deniz

·         Yaz mı,kış mı?
        Her zaman ve sonsuza dek yaz

·         En sevdiğin yemek? 
        Deniz ürünlerinin her türü

·         Senden dizi ve film önerisi istesem… 
        Düzenli olarak takip ettiğim bir dizi yok ama elimden geldiğince Tatlı Küçük Yalancılar’ı izliyorum. Film ise V for Vendetta.

·         Olmazsa olmazın? 
        Ailem

·         En son okuduğun kitap?
        Thomas Moore- Ütopya

·         Yazmak mı, okumak mı?
        Okumak daha kolay

·         En sık gittiğin mekan? 
        Toy’s Shop :)

·         “Kullanmaktan/almaktan asla vazgeçmem” dediğin bir eşya,nesne? 
         İnternet kullanmaktan, kitap almaktan vazgeçmem.


Geldik röportajın sonuna. Benim sormadığım senin bahsetmek istediğin bir şey var mı?
Hayır, teşekkür ederim. :)

Herşey için teşekkürler…

Bu güzel röportaj için ben de teşekkür ederim. Sevgiler. 



Gülnaz Aksu
İnstagram:  gulnazaksuTwitter: gulnazzaksu

7 Temmuz 2015 Salı

Sağlıklı saçlar için sizin sırrınız ne?

Türk kadınlarının %45’inin yıpranmış saçlara sahip olduğunu ortaya çıkaran ve onları besleyici bakımla buluşturan Dove, Türkiye’deki kadınların saçları ve saç bakımları ile ilgili farklı alışkanlıklarına dikkat çekerek çeşitli ipuçları veriyor ve her tip saç için geliştirdiği ürünlerle kadınların problemlerine çözümler getiriyor.

İşte size Türk kadınlarının saç tipleri ve bakım alışkanlıkları

Saç stilleri
Kadınların %25’i saçlarını dağınık olarak kullanmayı tercih ediyor.
%25 - Dağınık
%11 - Hacimli
%10 - Düzleştirilmiş
%4   - Uzun ve küt
Kadınların en çok dert ettiği 4 saç problemi
1. Saç dökülmesi
2. Güçsüz saçlar
3. Yıpranmış saçlar
4. Kırık Uçlar  
Kullanım şekli
Açık saç, Türk kadınları arasında en yaygın kullanım şekli.
%37 - Açık
%14 - At kuyruklu
%10 - Tepeden toplu
Isıyla şekillendirme sıklığı
10 kadından 4’ü, istediği şekli verebilmek için saçını ısıyla şekillendiriyor.
%13 - Haftada 2-3 kez
%11 - Ayda-haftada bir
%8   - Haftada 4-6 kez
%4   - Ayda birden az
Saçlarda yıpranma belirtileri
Yıpranmış saçların en dikkat çekici belirtileri arasında güçsüz ve kırılmış saçlar geliyor.
%52 - Güçsüz
%40 - Kırılmış
%37 - Dökülen
Kadınların %45’i yıpranmış saçlara sahip.
Yıpranmış saçlarla başa çıkmak için kadınların tercih ettiği 3 yöntem
1. Saçlarını düzenli kesmek
2. Saçlarının uçlarından aldırmak
3. Saçlarını daha çok toplamak
    

Çözüm

Dove Kırık Uçlara Karşı Etkili Bakım Kürü saç kırıklarına anında etki etmeye başlayarak, 3 kullanımda kırıkları %80’e kadar onarır*.
Böylece saçınızı ne zaman kestireceğinize kırıklarınız değil siz karar verirsiniz.
Daha etkili sonuçlar için Dove Kırık Uçlara Karşı Etkili Şampuan, Saç Kremi ve Saç Bakım Kürü’nü birlikte kullanın.
*Dove Saç Bakım Kürü uygulanmamış saçla karşılaştırıldığında...
TNS 2012 Alışkanlık ve Deneyimler (Habits & Experiences) araştırmasından alınan verilere göre düzenlenmiştir.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

9 Mayıs 2015 Cumartesi

SAÇTA ZAMANSIZ MODEL


Kızlaaarrrr...
Bu ay ALL Dergisinde ilgimizi çokça çekecek bir konuyu ele almışlar... Zamansız saçlar...
Her an her yerde kullanılabilecek olan pratik kullanımı ve şıklığı ile benim de her zaman tercih ettiğim at kuyruğu modeli ile Hollywood starları var.

***

At kuyruğu modeli saçta efsane haline geldi. Podyumlardaki hakimiyetinden bahsetmemize hiç gerek yok ancak uygulaması pratik olduğu için özel gecelerde de sıkça karşımıza çıkar oldu. Uygulama için Hollywood yıldızlarından ilham alın.



JESSICA ALBA

Evde kendi başınıza yapabileceğiniz bu model, “çabasız şıklığın” sözlükteki karşılığı gibi.



BLAKE LIVELY

Saçlarınıza farklı bir hava katmak istiyorsanız siz de Blake Lively gibi at kuyruğunuza farklı bir şekil verebilirsiniz.



TAYLOR SWIFT

Saçlarınızı lastikle ensede topladıktan sonra bir tutam saçınızla lastiği gizleyin. Geceye hazırsınız!




JESSICA CHASTAIN

Banyodan sonra saçlarınıza köpük sürüp kendi halinde kurumaya bırakın. Sonra diplerine krepe atıp toplayın.



CARA DELEVINGNE

Cara Delevingne’nin tercih ettiği model ile gündüzden geceye rahatlıkla geçiş yapabilirsiniz.



JENNIFER ANISTON

Perçem ve katlarınızı ön ve yanlardan çıkararak daha sportif bir stil yaratabilirsiniz.



AMY ADAMS

Tepede topladığınız saçlarınızın açıkta kalan kısımlarına içe doğru fön çekin. Böylece daha romantik bir saç stili yaratabilirsiniz.



JENNIFER LOPEZ

Elbiseniz oldukça gösterişliyse saçlarınızı sade tutmakta fayda var. Basit bir at kuyruğu yaparak dengeyi sağlayın.




NAOMI WATTS

Ani gelişen bir buluşmaya hazırlanmanız gerekti. Vaktiniz yoksa saçlarınızı yana atacak şekilde ensenizde toplayın.



ALESSANDRA AMBROSIO

Alessandra’nın tepede topladığı saçları, özel günlerde sadece gösterişli topuzlar yapılır tabusunu yerle bir ediyor.



Mutlu Günler.. :)


Kaynak: all.com.tr